Köktendincilik

Köktendincilik, (radikal dincilik, dinî fundamentalizm) (İngilizce: religious fundamentalism) İncil'in sözcüğü sözcüğüne okunup savunulması, hayata uygulanması için başlatılan Protestan harekete denilmekteyken, zamanla genişleyerek bütün dini hareketlerdeki ideolojik öze vurgu yapan bir karaktere büründü. Dinin temel prensiplerine sıkı sıkıya bağlı, bu prensiplere dönmeyi savunan, Modernizm ve Sekülerizm karşıtı dini akımları tanımlamak için kullanılır. Dinî metinleri genelde kelime anlamlarıyla anlarlar ve yeni yorumlara karşı çıkarlar. Bu kavram sıklıkla radikalizm (köktencilikle) karıştırılmaktadır.


Konu başlıkları

[değiştir] Köktendinciliğin doğuşu ve yükselişi

Fundamentalism kelimesi, Latince temel anlamına gelen fundamentum kökünden türemiştir. Bu kavram ilk olarak 20. yüzyılın başlarında Amerika'da Evanjelik Protestanlar tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Daha sonra The Fundamentals (esaslar) adlı kitapçık serisi yayımlamaya başlayan Evanjelikler, İncilin modern yorumları yerine esasını, gerçek anlamını ön plana çıkarmaya çalışmışlardır.

Zaman içerisinde değişime uğrayan bu kavram, dinî metinlerin doğru okunmasından çok, dinî-kültürel hareketlerin bir türü olarak görülmeye başlanmıştır.

Köktendinciliğin yükseldiği dönem ise 20. yüzyılın son çeyreğidir. Dünyanın birçok kesiminde dinî hareketlerin güç kazandığı yıllarda köktendincilik gelişerek siyasî bir şekil almıştır. Bu yükseliş dünyanın farklı yerlerinde farklı nedenlerle oluşmuş olsa da genel olarak üç neden üzerinde durulmaktadır.

20. yüzyılda sekülerizmin benimsendiği ülkelerde dinin toplum üzerindeki etkinliği azalmış, bununla birlikte toplumun bazı kesimlerinde ahlakî bozulmalar görülmeye başlanmıştır. Köktendincilik toplumda, bu yozlaşmaya karşı tepki olarak ortaya çıkmıştır. Ahlakî çöküntünün giderilebilmesi için dinin etkinliğinin artması gerektiği savunulmaya başlanmıştır.

İkinci neden sömürgecilik ve sömürgecilik sonrası dönemdir. Sömürgeci devletlerin sömürge ülkelerde kendi kültürlerini yaymaya çalışmaları ve yerli kültürleri baskı altına almaları hatta onları aşağılamaları sömürge sonrası dönemde, Batılı kültürlere olan bağlılığının azalmasına ve Batılı fikirlere karşı toplumda büyük bir direnç oluşmasına neden olmuştur. Ayrıca 70’lerden sonra sosyalizmin zayıflamasıyla birlikte emperyalizm karşıtlığı da köktendincilik ile birlikte yükselmeye başlamıştır.

Üçüncü neden olarak küreselleşme gösterilmektedir. Küreselleşmenin milliyetçiliğin gücünü zayıflatmasından sonra din, toplumda birleştirici unsur olarak görülmüştür ve bu durum köktendinciliğin yükselmesine neden olmuştur.

[değiştir] Genel özellikleri

Köktendinciliğin en önemli karakteristik özelliği din ve siyaset arasındaki ayrımı reddetmesidir. Ancak 20. yüzyılda dinin siyaset üzerindeki etkisi liberal kültürün yayılması ve sekülerizmin gelişmesiyle birlikte iyice sınırlandırılmıştır. Sekülerizm hiçbir zaman dini yok etmeyi amaçlamamıştır; fakat dine uygun bir alan ve görev vermeye, sonuç olarak dini siyasetten uzaklaştırmaya çalışmıştır. Kamu ve özel ayrımını keskin bir şekilde savunan liberalizm ise bireysel özgürlüğü garanti altına almaya çalışırken bir anlamda dini de özelleştirmiştir. Oysa köktendincilik kamusal – özel ayrımını reddetmektedir. Toplumda birleştirici unsur olarak dini yerleştirir ve bireylere bir aitlik duygusu kazandırmayı amaçlar. Öyle ki kişi toplumdan ayrı tutulduğu zaman bir eksiklik hissetmelidir. Dini kişisel bir mesele haline getirmek toplumsal yozlaşmayı beraberinde getirir. Bireylerin toplumun yararını gözetmeden hareket etmeye başlamasına neden olur ve bu da hırs, suç ve ahlaksızlığa yol açar. Yeni bir dünya için mevcut yapılar, dinî ilkeler üzerine inşa edilen; hukuk, siyaset, toplum, kültür ve ekonomiyi barındıran kapsamlı bir sistem ile yer değiştirmelidir.

Köktendincilik genel anlamıyla temel ve kurucu olarak görülen bazı fikir ve değerlere bağlılığı anlatır. Bu temel ve kurucu fikirler sürekli ve değişmez bir yapıya sahiptir. Bu durum köktendinci fikirlerin kaynağını, kutsal sayılan bazı metinlerden almasının bir sonucudur. Ancak köktendinciliği dinî yazıtlarla bir tutmak ya da bunlardan ibaret olduğunu düşünmek doğru olmaz. Çünkü ahlakî ve siyasî bir program olarak kullanabilmek için kutsal metinlerin temellerine inmek gerekir. Böylece daha açıklayıcı ilkeler elde edilmiş olur. Bunun yanında harfiyen kitaba göre yaşamak yerine metinleri daha eylemci bir bakış açısıyla, yani uygulamaya yönelik şekilde okumayı seçmişlerdir. Ancak bu durumun, sürekli ve değişmez olması gereken fikirler üzerinde yorum farkına neden olmaması için köktendinciler metni kimin yorumladığına son derece önem vermektedir. Bu kişi derin inanca, ahlakî temizliğe sahip ve mücadelenin içinde bulunmuş bir eylemci olmalıdır. Metinlerin olduğu gibi alınması yerine uygun şekilde yorumlanması sayesinde köktendinciliğin siyasî eylemcilik ve insanları harekete geçirme kabiliyeti de büyük ölçüde artmıştır.

Köktendinciliğin insanları harekete geçirme kabiliyeti psikolojik ve sosyal düzeydeki işlevlerinden ileri gelmektedir. Psikolojik açıdan bakıldığında köktendincilik belirsiz bir dünyada insanlara kesinlikler sunabilmektedir. Dinî olarak en derin sorunlara basit ve mutlak çözümler sunar. Ancak bu kesinlik köktendinciliğin karmaşık sorunlara yanıt bulmakta zorlanmasına da neden olmaktadır. Sosyal açıdan bakıldığında ise ekonomik olarak yeterli düzeye ulaşamamış insanların köktendinciliğe daha çok ilgi duydukları görülmektedir. Sosyal adalet ve sosyal düzen ümidi sunması bakımından köktendincilik, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra sosyalizmin yerini almıştır.

Köktendinciliğin en belirgin özelliğinin modern dünyaya kesin olarak sırt çevirmesi olduğu düşünülür. Köktendincilerin, toplumdaki çürümüşlüğün ancak eskinin maneviyat dolu "altın çağ"ına dönmekle giderilebileceğini düşündükleri doğrudur. Ancak buradan onların modernizme tamamen karşı oldukları ya da gerici oldukları sonucu çıkarılmamalıdır. Çünkü köktendinciler sadece belirli açılardan keskin biçimde modernizme karşıdırlar. Buna en açık örnek sekülerizm ve bireyciliğe olan karşı duruştur. Ancak modern teknolojiden, kitle iletişim araçlarından da yaygın biçimde yararlandıkları görülür. Genel olarak modernizmi din sınırları içinde ele alırlar ve modernizmin dine aykırı olmayan yönlerini onaylarlar.

Köktendincilik özünde terörist bir hareket değildir; ancak köktendincilerin kimi zaman şiddet içeren siyasî eylem tarzı benimsedikleri görülmektedir. Çünkü din adına hareket ederler ve bu yolda atılan her adımın tanrının memnuniyetine neden olacağını düşünürler. Bu durum köktendincilere çok yüksek bir motivasyon sağlar ve şiddet içeren eylemlerden kaçınmazlar. Amaç dünyada tanrı iradesini hakim kılmaktır. Bu nedenle kendilerine karşı olanları sadece görüş ayrılığı olan insanlar değil, tanrının dünyadaki amaçlarını engellemeye çalışan kafirler olarak görürler.

[değiştir] Köktendincilik ve muhafazakarlık arasındaki farklar

Köktendincilik ile muhafazakarlık birbirlerine yakın görünseler de ikisi arasında açık farklar bulunur. Örneğin muhafazakarlık daha mütevazı, daha dengeli iken köktendincilikte daha uç fikirlere ya da keskin çıkışlara rastlamak mümkündür. Muhafazakarlık mevcut olanı korumaya daha yatkındır ve devamlılığı savunur; ancak köktendincilik açık biçimde devrimci bir yapıya sahiptir. Muhafazakarlar eliti koruma ve hiyerarşiyi savunma eğilimindedirler; ama köktendinciler biraz daha eşitlikçidirler.

[değiştir] Köktendinci Hıristiyanlık

Köktendinci Hıristiyanlık ( ing: Fundamentalist Christianity) Amerika'da Evanjelik-Protestan gruplarda 19. yüzyılın sonlarında ortaya çıkan "temel" Hristiyan inançlarına (kelime anlamıyla anladıkları İncilin mutlak hatasızlığı, İsa'nın bakire Meryem'den doğumu, İsa'nın insanlığın günahlarının bağışlanması için çarmıha gerilmesi, İsa'nın yeniden doğuşu vs.) dönmeyi savunan dini akımları tanımlamak için kullanılır.

Fundamentalizm veya kökten dincilik, İncil'in sözcüğüne sözcüğüne okunup savunulması, hayata uygulanması için başlatılan Protestan harekete verilen bu tanımlama genişleyerek bütün dini hareketlerdeki ideolojik öze vurgu yapan bir karaktere büründü. Kavram sıklıkla radikalizm=köktencilikle karıştırıldı.

Amerikan Hıristiyan Fundamentalizmi devrim sonrası hareketlerden, binyılcılığa, evrim ve kürtaj karşıtlığına dayanır. Terimin dayanağı, kutsal metinleri biraraya getiren The Fundamentals kitabıdır. Buradaki inanış Kitabı mukaddes mutlaktır, Mesih gelecektir. Armageddon savaşı çıkacaktır. Amerikan fundamentalizmi de çeşitlidir. Evanjelikler, Metodistler, Baptistler.

Muhafazakarlık gibi, fundamentalizm de tek bir ideoloji değildir, hemen her türlü hareketin fundamentalizmi bulunabilir. 'Fundamentalizm'e kısaca yaratılışın kökenini araştırmak denilebilir.


[değiştir] İslamî köktendincilik

"Köktendincilik" İslam anlayışı içinde genelde, ateist ve ahlaksız ya da başka bir değişle kendini seküler olarak tanımlayan Batı Modernleşmesine karşı İslamî değer ve yasalara (şeriat/kur'an) dönmeyi savunan kaynağa dönüş hareketlerini nitelemek için kullanılır. İslam açısından öze dönüş hareketleri modernizme karşı da olabilir, modernist de. Temsil edenlerin bilgi ve deneyim düzeyine göre Tepkisel ya da hatalı da olabilir.Ama esas olan Kitab'ın değişmezliği, tarihsel olanın insan oluşudur.Hata ya da tepkisellik Kitab'ın onayladığı bir şey değildir. Fakat tepkisel ve gerici hiç bir adımın islam'da söz konusu olmadıgının bilinmesi gerekir.Öyle ki Kur'an yani Allah inanılan/savunulan değerlerin tam olarak bilinmesi ve bilinçli bir aidiyeti ister yine aynı şekilde hakikati inkar edenlerinde neyi inkar ettiğini bilerek inkar etmesini ister.İnanan da inkar eden de delil üzerine inkar edecektir.Böylelikle İslam'In ana kaynağı da gösteriyor ki, tepkisel,kof(içi boş) hareket ya da düşünceler islama mal edilemez.

Köktendincilik kavramı Batı'da giderek İslami hareketle özdeşleşti. Halbuki kavram her ideoloji içinde bulunabilen aşırı bir tutuma ilişkindi.İslam ile terör aynı anlam ve terminoloji içerisinde kullanılamaz, İslam öğretisi haksız yere şiddet göstermeyi ve aynı inanca sahip olmayan diğerlerine karşı hoşgörüsüzlüğü yasaklamıştır. İslamın politize edilmesinden daha çok, islamın kur'an'dan hareketle hayatın her alanına söz söyleyebilme ve bunların uygulanmasını(siyasetleştirilmesini)müslümanlardan talep etmesini doğru-sağlıklı bir biçimde anlamak gerek yoksa köktendinciliği ya da kaynağa(kur'an ve sahih sünnet) dönüşü salt bir tepkisellik olarak anlama hatasına düşülebilir. Ve karşı çıkılan şey direk dinin asli kaynağı olduğu için kişinin dinden çıkmasına sebeb olabilir. Fundamentalizm terörist bir hareket değildir ancak Batı'da İslami hareketler üzerinde bu anlamda kullanılmaktadır. İslam'ın kendi şeriat yorumunda ise çeşitli uygulamalar vardır. Fundamentalizm tutumu, despot devlete karşı direniş anlamından Asr-ı Saadet'e dönüş anlamına kadar yayılmaktadır. Sünni ve Şii geleneğinde farklılıklar vardır. İslamcılık ve radikal fundamentalizm terimleri de bu hareketler için kullanılır.

İslam diniyle alakalı 'fundamentalizm' ve ya 'ılımlı islam' kavramları batının islama bakışı ile alakalıdır.islamın özü birdir ve bu Kuran'da ve sünnette yazan kurallardan oluşmaktadır.Daha sonraları islam alimlerinin içtihatlarına da başvurulmuşsa da bunlarda hep bu öze bağlı kalınmıştır.


[değiştir] Kaynaklar

  • Heywood, A. (2007). Siyasî İdeolojiler, Adres Yayınları, Ankara
  • Castells, M. (2006). Kimliğin Gücü c.2., İBÜY Y., İstanbul

Kredyty agencja reklamowa kraków Rolety leki na wypadanie włosów last minute komputery uniwersytet mikołaja kopernika Filmy rozmówki angielskie Bielizna damska bielizna Katalog Firm faktoring Serwery Dowcipy kawały żarty żarcik kick koparki Bułgaria wczasy Karaoke tani kredyt hipoteczny COOLsurf