|
|
|
AczmendiAczmendi, Elazığ Akşam Sanat Okulu mezunu Müslüm Gündüz ve takipçilerine verilen isimdir. Said Nursi'ye duyduğu hayranlıkla onun gibi giyinmeye başlayan, 1985 yılında Elazığ'da kendi çevresinde bu kıyafetlerle Nur Risaleleri üzerine sohbet toplantıları yapan Gündüz'e çevresinde itibar edip uyanlar çıkmıştır. Müslüm Gündüz ve müritleri Nurcu olduklarını söylerler.[1] Aczmendi kelimesi Nur Risalelerinde Said-i Nursi'nin ey aciz kul manasındaki ey acz-i mend hitabından alınmıştır. Aczmendilerin hepsinin, siyah cübbe giymeleri, başlarına siyah sarık sarmaları, saçlarını uzatıp örmeleri, ellerinde asa taşımaları ve sakallarını uzatmaları ayrıca kendilerine özgü zikir ayinlerinde başlarını sallamaları ilgi çekmektedir. Aczmendilerin bir kısmı, 1996 yılında Kocatepe Camii'nde eylem yapmaları nedeniyle polis tarafından gözaltına alınmıştı. Müslüm Gündüz, 12 Haziran 1996 akşamı HBB televizyonunda laik demokratik rejime karşıtlığını ifade etti. Yaptığı açıklamada Kemalizmin bir din olduğunu, Mustafa Kemal'in bu dinin Allah'ı olduğunu, İsmet İnönü'nün bu dinin peygamberi olduğunu söylemişti. Açıklamalarında demokrasi ve laikliğin dinsizlik olduğunu ve bunu değiştireceklerini açıklamıştı. 5 Ekim 1996 tarihinde Milliyet'e verdiği mülakatta Laik ve demokratik rejimin sonunda yıkılacağını ve şeriatın getirileceğini, ordunun günü geldiğinde bunu durdurmaya gücünün yetmeyeceğini, çok kan aksa da bir aşamadan sonra İran'da olduğu gibi istenilen sonucun elde edileceğini açıklamıştı. Gündüz'e göre şeriatın gelmesi için üç aşama vardı: Kalple isteme, dille söyleme ve elle düzeltme. Milliyet'e 1996'da yaptığı açıklamada şeriata geçişte elle düzeltme aşamasına gelindiğini söylemişti.[2] Gündüz, 29 Aralık 1996 tarihinde televiyon kanalları ve basın muhabirleri eşliğinde, iki yıl hüküm giydiği davada tutuklanması amacıyla Kadıköy'de bir evde polis tarafından basıldı. Tutuklama esnasındaki uygunsuz kıyafetleriyle görüntüleri televizyon kanallarında yayınlandı. Basında ve televizyonlarda tutuklanması F. Ş. isimli kadınla basılması şeklinde duyuruldu. Bu konu basın yayında tartışıldı.[3] Gündüz, Türkiye aleyhinde haksız yargılandığına dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde açtığı davayı kazandı. Mahkeme Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin askeri üyeleri bulunması nedeniyle başvuruyu haklı buldu. Ayrıca daha önce de ifade özgürlüğü ihlali ile açtığı davayı da kazanmıştı.[4] [değiştir] Aczmendilik ve Risale-i Nur ilişkisiMüslüm Gündüz, AİHM'deki davasında mahkemeye verdiği ifadesinde şu sözleri söylemiştir:
Gündüz'ün de ifade ettiği gibi Aczmendilik bir tarikattır ve bu noktada Risale-i Nur hareketinden ayrı düşmektedir. Çünkü, Said Nursi eserlerinde:
gibi ifadelerle Risale-i Nur'un hizmet yönteminin tarikatlardan ayrı olduğunu ortaya koymuştur. [8] [değiştir] Kaynaklar
|